Merhabalar,
En son sizlere “Bilgisayar Toplamaya Giriş” başlığı
altında bir takım bilgilerden bahsetmiştim. Bu postumun başrolü ise geçmiş
posttan tanıdığımız İşlemci olacak. :)
Bilmeyen, duymayan ve daha önce okumayanlar için tıktık.
Hemen tanışalım kendisiyle, İşlemci bilgisayarın beyni
olur. İşlemci deyin, Mikroişlemci deyin, MİB, CPU… Ben ona başrol diye
takılıyorum çünkü aynen bir dizinin başrol oyuncusu gibi. Başrol ölürse dizi
biter; işlemci ölürse bilgisayar açılmaz, açılsa dahi çalışmaz. Neden? Çünkü
İşlemci, sistem ile ilgili bütün giriş/çıkış bilgilerini işler, değerlendirir
ve sonuca ulaştırır. Görevini yapmadığı takdirde, You
Dead! :)
Tarihine gidecek olursak, yanda gördüğünüz 1971’de
üretilen ilk işlemci Intel 4004’tür.
Yapabildiği tek şey toplama ve çıkarmaydı. Tek seferde sadece 4 bit
işlem yapabiliyordu. Bana yazarken çok basit gibi ama küçümsememek lazım
sonuçta boyutunun oda kadar büyük olmasına neden olan bütün işlemler bu çipin
içine sıkıştırılmış. Başarılarından ötürü Intel firmasının ilk gururları
Federico Faggin, Ted Hoff ve Stan Mazor’ u tebrik ediyorum. Bunu takiben 3 yıl
sonra ilk geniş çaplı kullanım alanına sahip olan Intel 8080 üretildi. O da 8bit’lik
bir chipti.
İşlemcinin en önemli
özelliği, işlem gücüdür. Yani ne kadar hızlı çalıştığıdır.
İşlemcilerde hız ölçüsü ‘Mega Hertz (
MHz ) veya Giga Hertz (GHz)’dir. “1 GHz: 1.000.000.000 İşlem/Saniye’dir.” Buradan yola çıkarsak 1 GHZ hızındaki bir işlemci 1 milyar işlem yapar.
Günümüz işlemcileri de ortalama 3 Ghz hızındadır. O zaman işlemcinin hızını siz
düşünün :)
Birde önemli olan, soğutma! Elektrikle çalışan her şey
biliyoruz ki ısınıyor. Hele ki işlemci, beyin yaniii. Devreler 1 ısınıyorsa o
5, 10, 15 ısınıyor. Velhasıl kelam yüksek ısı işlemciye zarar veriyor. Bunu
önlemek adına soğutma sistemi takılmalı. Basit iki aşamalı bir sistem.
* İşlemcinin üzerindeki ısıyı emerek azaltacak,
* Emilen ısıyı dağıtarak işlemciden
uzaklaştıracak.
Soğutucu malzeme,
alüminyum bakır metallerden yapılır. Soğutucunun yanında ısıyı dağıtmak için
fan kullanılır. Soğutucu ile işlemciyi sabitleştirmek adına –Aralarında gözle
görünmeyen hava boşlukları vardır.- havadan daha iyi ısı iletimini
gerçekleştiren termal macun kullanılarak sabitleştirme sağlanır.
Eskiden işlemci, anakarta sabitlenmiş olarak
üretiliyordu. Arıza durumuydu, yeni işlemci kullanmaydı, soğutmasıydı derken
her seferinde yeni anakart almak olmaz. Anakarta takılıp sökülmesini sağlayan
işlemci yuvaları geliştirildi. Soket ve slot dendi. Önceleri Slot idi, bir kart üzerindeydi. ( Ses kartı gibi )
Bağlantı noktalarıyla anakarta bağlanıyordu. Yan yüzeyine de soğutucu
takılırdı. Çok tutulmamış olacak ki üretimi durdu Soket’e
geçildi. Kare şeklinde, üst yüzeyinde markası bulunan altında pinleri bulunan
bir chip.
Çalışma sistemine yavaş
yavaş girecek olursam; İşlemciler, komut setlerine göre ikiye ayrılırlar. Biri
CISC diğeri RISC. CISC tek seferde birden fazla işlemi yerine getirebilirken
RISC her seferinde tek bir işlem gerçekleştirir. Tabiki CISC bize zamandan
tasarruf. Tasarruf sağlayan bir de HT (Hyper Threading) Teknolojisi var.Başka
bir şey ama tek bir fiziksel işlemcinin çok sayıda komut zincirini
eş zamanlı olarak işlemesi ile performans artışı sağlamasıdır. Bunun gibi çift
çekirdekli işlemcilerde, tek bir fiziksel işlemci içinde aynı frekansta çalışan
iki tam yürütme/çalıştırma birimi. Her iki çekirdek de aynı chipset ve belleği
kullanır. İki çekirdeğin olması, aynı anda çoklu uygulama ve çalıştırma olanağı
sağlıyor.
Günümüz işlemcilerin her bir çekirdeğinde L1 ve L2
adında 1 Mb ön bellek var. Eskilerden beri var ama farkı şimdi bunlara ek L3
adında 8 Mblik bir ön bellek daha eklendi.
İşlemci, giriş/çıkış
bilgilerini işler, değerlendirir ve sonuca ulaştırır deyip duruyoruz ama nasıl
yapıyor? Birde ona değinelim sonra alırken nelere dikkat etmeliyiz ondan
bahsedeceğim. Cevap, ALU ile J
Aritmetik ve Mantık Birimi, İşlemci tarafından gerçekleştirilecek matematiksel
ve mantıksal işlemlerin yapıldığı bölüm. Registers ise küçük verilerin
saklandığı bölümdür. Bu verilerin giriş çıkısını kontrol edende bir denetim
birimimiz var. Kısaca çalışma mantığına bakarsak;
* Bu işlem yapılmadan önce kullanıcı 5
verisini klavyeden girer.
* Kontrol biriminden Registers’ a gider. Aynı
şekilde + ve 3 verileri girilir registers’ a gönderilir.
* ALU ile işlem yapılır.
* Daha sonra kullanıcı Enter tuşuna basarak bu
toplama işlemini onaylar.
Eh bu kadar bahsettik. Artık
iyice nedir, ne değildir biliyoruz :)
Satın almaya geçelim ~
Hangi
Marka En İyi? (Diye
sorduğunuzu duyar gibiyim.)
Hazırlamış olduğum tablo ile ihtiyacınıza yönelik
işlemciyi buradan seçebilirsiniz.
|
INTEL
|
AMD
|
|
Intel daha ön plandadır.(Reklam politikası
ve hazır sistem bilgisayar satan firmalarla olan anlaşması bunu mümkün
kılıyor.)
|
Daha geri plandadır.(Ev kullanıcılarına
hitap eder.)
|
|
Her yeni İşlemcide soket değiştirmek
durumundasınız.
|
Bu tür bir zorunluluğunuz yoktur.
|
|
Fiyat bakımından maliyetli.
|
Fiyat olarak daha uygundur.
|
|
Performans açısından aralarında çok fark
yoktur.
|
|
Ve
En Önemlisi Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
* Anakart hangi işlemciyi desteklediği ve işlemcinin hangi işlemci soket
tipini desteklediği bilinmeli.
* Hangi ihtiyaca yönelik alınıyor bu belirlenmeli.(Oyun, Çoklu ortam
uygulamaları, Mühendislik uygulamaları...)
*
Söz konusu oyun ise işlemci ekran kartından
güçlü olmalı. İyi bir performans için Intel ise i5/17, AMD ise Phenom II x4/Athlon
II x4 seçilmeli.
Günümüzde Intel marka işlemciler daha ön plandadır. Son on yıl içinde
Intel %75 kullanım oranına sahip oldu. Intel ve AMD marka olarak birbirine çok
yakın performanslar gösterir fakat AMD bütçe olarak daha uygundur. Ortalama
düzeyde iyi bir işlemci Intel i5 olarak yaklaşık 600 ₺'ye mal edebilirken aynı
performansı AMD Phenom II x4/Athlon II x4 ile 400 ₺'ye mal edebilirsiniz.
İşlemci fiyatlarına göz atmak için tık tık.
Bugünlük benden bu kadar sonraki
postlarda görüşmek dileğiyle.~




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder